Yağmur Ve Karanlık
Kapanmıyor garaj kapısı, ruhu çoktan özgürlüğe kavuşmuş halde pistte ve pol pozisyonu alır halde. Eriyor hızla. Kaygan hayli. Bir hayli pür dikkat. Bedeni meydan okuyor gibiyken, set sayısı alma heyecanıyla, ustalaşmış bir oyuncu misali sabırla bekliyor. Yavaşlıyor ıslaktan.
Kablumbağa misali. Aceleye mahal vermeden.
Tavşan olmak neyi değiştirirdi halbuki?
Kelimelerin yoksunluğuyla güçsüz bir yazar gibi ayakları, son birkaç saat uykusuzluk boşluğunda. Rüya denen bu ölüm çeyreğinde teste gitmiş ve sonucunu bekler halde. Ne tepki veriyor beyni ne de ritmini artırıyor kalbi, öykünün son satırlarına yaklaşıyormuşcasına. Oysa yarısı bile bitmemişken serüvenin. Ruhunu dinlendiriyor şapırtılar.
Yetmiş kiloluk bedeni, kostüm değiştiriyor ansızın, yağmurların içinde. Ölümü beklemek yerine, kendine acı çektirir halde ötenazi nöbet değişiminde.
Bilebilir miydi hafızası, tekrarlarını Deja Vu’nün?